Otolog kök hücre nakli

Otolog ve allojenik kök hücre nakillerinin hastalıkları tedavi edici etki mekanizmaları ve uygulama şekilleri birbirinden farklıdır. Otolog kök hücre naklinde amaç hastalara yüksek dozda kemoterapi ve/veya beraberinde radyoterapi vererek hastada bulunan kanser hücrelerinin öldürülmesidir. Otolog kök hücre nakli yapılabilmesi için önce hastanın sağlıklı kan yapıcı kök hücrelerinin toplanması gerekir. Günümüzde kök hücreler daha çok aferez cihazlarının yardımı ile hastanın damarlarında dolaşan kandan toplanmaktadır. Önce hastaya kemik iliğinde bulunan kök hücrelerin dolaşımdaki kana çıkmasını sağlayan bazı ilaçlar verilir ve ardından kana çıkan bu hücreler aferez cihazları ile toplanır. Başarılı bir nakil yapılabilmesi için hastanın kilogramı başına ortalama 3 milyon kök hücre toplanması hedeflenir. İkinci aşamada ise toplanan bu hücreler, canlılıkları bozulmayacak şekilde özel yöntemlerle dondurularak nakil yapılıncaya kadar saklanır. Bu hücreleri uygun koşullar altında yıllarca saklamak mümkündür. Yeterli kök hücre toplandıktan sonra üçüncü aşamada kök hücre nakli işlemine geçilir. Önce hastaya oldukça yüksek dozlarda kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanır. Otolog kök hücre naklinin asıl tedavi edici etki mekanizması bu uygulanan yüksek doz tedavi ile kanser hücrelerinin etkili bir şekilde öldürülmesidir. Bu yüksek doz tedavi, bir yan etki olarak hastanın kemik iliğinde bulunan sağlıklı kan yapıcı kök hücrelerin de ölmesine yol açar. Kemik iliği kan üretmeyen bir hastanın ne yazık ki yaşaması mümkün değildir. Otolog kök hücre naklinde yüksek doz tedaviden önce toplanıp saklanmış olan kök hücreler yüksek doz tedavi sonrası tekrar hastaya nakledilir ve bu kök hücreler hastanın kemik iliğine yerleşerek tekrar kan üretmeye başlarlar. Bu şekilde hasta yüksek doz tedavinin öldürücü etkisinden kurtulmuş olur.

Orj. içerik: “medstar.com.tr” (Memorial Sağlık Grubu,  Medstar Hastaneleri)

Bu web sitesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Sivil Büyü Programı desteğiyle hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla Devrim Barçın’ın sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.
KAPAT